RUMELİ HOSPİTAL - Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH)
Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH)
Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) Op. Dr. Erol Aydın

Genel Cerrahi Uzmanı

 Reflü nedir?Mide içerisine normalde asit ağırlıklı olan sıvı salgılanmaktadır, bu da yiyeceklerin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Mide duvarı, yapısı nedeniyle bu asit ağırlıklı sıvıya dayanıklıdır. Yemek borusu ile mide arasında bu sıvının yemek borusuna kaçışını engelleyen mekanizma vardır. Buna rağmen normalde günde birkaç kez ve kısa süreli geri kaçış olabilmektedir. Mide sıvısının yemek borusuna geri kaçışına gastroözofageal reflü (GÖR) denir. Yemek borusu mide sıvısına dayanıksızdır, bu nedenle GÖR daha sık ve uzun süreli olduğunda bazı şikayetler ortaya çıkar. Reflüye bağlı şikayetlerin veya yemek borusunda tahribatın ortaya çıkmasına gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) denir.  Reflü hastalığını son zamanlarda daha sık duymaktayız. Bu hastalık artmaktamıdır?Son yıllarda tüm dünyada GÖRH teşhisi konulan hasta sayısı artmaktadır. ABD’de yapılan çalışmalarda nüfusun % 20-25’inde reflü şikayetleri olduğu saptanmıştır. Özellikle gelişmiş toplumlarda giderek artan düzensiz ve yanlış beslenme alışkanlıkları, stres, şişmanlık bu hastalığın yaygınlaşmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca, son zamanlarda GÖRH’nın önemi daha iyi anlaşılmış ve teşhis ve tedavisi konusunda ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. Son zamanlarda artış gösteren mide-yemek borusu bileşkesi kanserlerinin de GÖRH ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.  Hastalar hangi şikayetlerle doktora başvururlar?GÖRH’nda en sık şikayet mideden göğüse, bazen boğaza yayılan yanma veya ağrıdır. Bu ağrı bazen çok şiddetli olabilir ve kalp ağrısı ile karıştırılabilir. Bu nedenle ingilizcede  heartburn (kalp yanması) denir. Hatta kalp ağrısıyla hastanelerin acil servislerine başvuran ve herhangi bir kalp hastalığı saptanmayan hastaların büyük bölümünde GÖRH saptanmıştır. Hastaların diğer bir şikayeti de ağzına  acı veya ekşi bir su veya yiyeceklerin gelmesidir. Şişkinlik, gaz, geğirti, tükürük salgısında artış, kusma, yutmada zorluk, ağrılı yutma, sırt ağrısı gibi şikayetler olabilir. Reflü nedeniyle bazı başka hastalıklar gelişebilir. Akciğerde uzun süreli öksürük, astım, bronşit, pnömoni ve benzeri hastalıklara sebep olabilir. Ses kısıklığı, seste kalınlaşma, ses yorgunluğu, seste çatallanma gibi ses telleriyle ilgili şikayetler olabilir. Ağız kokusu, sık boğaz temizleme alışkanlığı, horlama, iyileşmeyen sinüzit belirtileri, diş çürüklerine yol açabilir. Uzun süren reflü, yemek borusu-mide bileşkesi, hatta gırtlak kanserine neden olabilir.  GÖRH  teşhisi nasıl konur?Bu bahsedilen şikayetler ile gastroözofageal reflü hastalığı tanısı konulabilir. GÖRH tanısını kesinleştirmek ve hastalık şiddetini anlamak için bazı tanı yöntemleri uygulanmalıdır.
  • Endoskopi (gastroskopi): ağızdan girilen ve ucunda videokamera bulunan bir cihaz ile yemek borusu ve midenin incelenmesidir. Endoskopi ile GÖRH’nın yemek borusunda yol açtığı tahribat görülebilir, şüpheli durumlarda incelenmek için (biopsi) parça alınabilir.  
  • pH metre (pH monitorizasyonu): yemek borusuna ince bir alet yerleştirilerek 24 saatte ne kadar asite maruz kaldığını ölçmektir.
  • Sineradyografi (ilaçlı kontrastlı film): İlaç (kontrast) verilerek çekilen yemek borusu-mide filmi
  • Manometri:  yemek borusu hareketlerini ölçmek
 GÖRH hastaları nasıl tedavi edilir?Önlem – Diyet: Tedavide ilk önce hastaların yeme alışkanlıkları ve yaşam tarzlarında bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Yemeklerden sonra en az 3 saat yatılmamalı. Yatarken yatağın baş kısmı yükseltilmeli veya yastık sayısı artırılmalıdır. Bir defada aşırı yemek yemekten kaçınılmalı, sık aralıklarla küçük öğünler yenmeli. Fazla kilolar verilmeli. Baharatlı yiyecekler, sarımsak, soğan, domates, ekşi meyve ve meyve suları, gazlı içecekler, kahve, çikolata, nane, krema ve soslar şikayetleri arttırabildiğinden az kullanılmalıdır. Yağlı yiyecekler, özellikle kızartmalardan kaçınılmalıdır. Alkol ve sigara bırakılmalıdır. Karın bölgesini sıkan kıyafetler, korse, dar pantolon, sıkı kemer kullanılmamalıdır. Ağır egzersiz (özellikle tok karnına yapıldığında), öne doğru eğilme reflüyü arttırabilir. Bazı ilaçlar reflüyü arttırır, doktora danışmalıdır. Yemeklerden sonra sakız çiğnenmesi şikayetleri azaltabilir. Şikayetleri seyrek ve hafif olan hastalarda genellikle bu bahsedilen önlemler yeterli olmakta. Bunların yeterliği olmadığı durumlarda ilaç tedavisi veya ameliyat önermekteyiz.  İlaç tedavisi:GÖRH’nın ilaç ile tedavisinde temel unsur mide asitini azaltarak yemek borusunda tahriş yapmasını engellemektir. Bu amaçla birkaç çeşit ilaç vardır, fakat son yıllarda en sık kullanılan proton pompası inhibitörü (PPI) denilen gruptur. Bunlar mide asidini başarılı bir şekilde azaltarak hastaların büyük çoğunlunda şikayetleri giderirler. Fakat tedavi kesildiğinde sıklıkla şikayetler tekrar ortaya çıkar. Bu nedenle çoğu zaman uzun süreli, bazen ömür boyu tedavi gerekmektedir. İlaç tedavisi mi, ameliyat mı? İlaç tedavisi reflüye engel olmaz, ancak mide asitini azaltarak şikayetlerin giderir. İlaç tedavisinin etkisi kalıcı değildir, ilaç kesildiğinde sıklıkla şikayetler tekrar ortaya çıkar.Antireflü ameliyatları reflüyü engelleyen tek kanıtlanmış yöntemdir. Son yıllarda antireflü ameliyat teknikleri ile ilgili ciddi ilerlemeler kaydedilmiş ve laparoskopik cerrahi oldukça güvenli ve konforlu hale gelmiştir. Kimlere ameliyat?
  • İlaca rağmen şikayetleri devam eden veya ilaçlar kesildiğinde şikayetleri tekrarlayan, şikayetleri nedeniyle hayat kalitesi bozulan hastalar
  •  Uzun süre ilaç kullanmak istemeyen, genç hastalarda tercih edilebilecek tedavidir.
  •  GÖRH ile birlikte mide fıtığı (hiatal herni) varsa ideal tedavi ameliyattır.
  • Ayrıca yemek borusunda darlık, ülser, kanser gelişme riski olan hastalarda da ameliyat en iyi seçenektir.
 Ameliyatta neler yapılır?Ameliyat ile mide sıvısının yemek borusuna geri kaçışı engellenmekte ve mide fıtığı  varsa düzeltilmektedir. Son yıllarda, laparoskopi denilen, karına birkaç delikten kamera ve özel aletlerle girilerek bu ameliyatlar yapılabilmektedir.  Laparoskopinin avantajı nedir?Laparaskopik ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, hastalar normal yaşamlarına çok kısa sürede dönmekte, ve yara izi yok denecek kadar az olmaktadır.  Ameliyat risklimidir , başarı oranı nedir?Her ameliyatta olduğu gibi cerrahi tedavinin komplikasyonları olabilmekle birlikte, son yıllarda oldukça azalmıştır. Batı ülkelerinde her yıl binlerce hasta GÖRH nedeniyle laparoskopik ameliyat olmaktadır. Ameliyatların başarı oranı %90’nın üzerindedir.  Alternatif tedaviler?Reflü hastalığı tedavisinde, cerrahiye alternatif ve endoskopi cihazı ile yapılan değişik tedavi yöntemleri de öne sürülmektedir. Bunlardan bazıları terk edilmiştir. Günümüzde sadece Stretta ve Tam Kat Plikasyon yöntemleri hayatiyetini sürdürmekte, fakat bunların uzun süreli sonuçları henüz bilinmemektedir.
 
Sonraki >

Dahili Telefonlarımız